bu cihan benimdir, yakarım alev alev; keyfim bilir

bunu ben istemedim.

başka kimseye yapamayacağım bir itirafla karşınızdayım bu gece -ya da bu sabah,  ne zaman okuyorsanız işte. kimseyle paylaşmadığım, herkesle paylaşmaya korktuğum bir cümle peşi sıra gelecek bu itiraf hazırlığından. ben bunu istemezdim. tercih şansım varmış gibi hissetseydim, eminim bunu tercih etmezdim.

ben istemezdim baştan başlamayı. ben istemezdim bir ülkede yirmi beş yılda inşa ettiğim her şeyi yabancılık ve yalnızlık ile takas etmeyi. ben istemezdim kendimi yeni baştan inşa etmeye mecbur kalmayı. ben istemezdim tek başıma durmayı, gelen bütün zorlukları dönüp tüm her şeyi itiraf edeceğim bir arkadaşım bile olmadan göğüslemeyi. ben istemezdim biriktirdiğim her şeyin değersiz olduğu bir geleceği.

daha kaç yeniden başlama müsaadesi var bünyemde bilmiyorum. çok olmadığını hissediyorum. her yeniden başlayış bir altı ay daha yaralayacakmış gibi hissediyorum bedenimi. belki yeniden başlama değildir beni inciten. belki ondan ayrı kalmaktır. belki çözdün sandığın şeyi kaybetmektir. her ne ise, ben yeniden yaşamaya hazır değilim. özellikle daha henüz çözüp çözemediğimden kendim dahi emin değilken.

üzerime gelen duvarlar yok. kelimelerime pranga vurulmuyor önceki seferler gibi. değerimi sorgulamıyorum, anlamımla yüzleşmek zorunda hissetmiyorum. sadece yalnızım. yalnız olduğumu anlatabileceğim insanların hepsi kilometrelerce ötede kendi hayatlarını kovalıyorlar. ben onların yarınlarında olamıyorm. derdimi anlatan tüm şarkıları yapan herkes ya başka topraklarda, ya da başka toprakların altında. ben onların tesellisini paylaşamıyorum. kenara attığım hiçbir meziyet, bağlantı ya da tecrübenin bir anlamı yok. burada sadece ben, ve sadece ben varım. birinci çoğul şahıs olamıyorum. o denli bağlantı kuracak kimsem yok.

bunu ben istemedim.

tercüh şansım olsaydı, ülkemde kalmayı yeğlerdim. ülkemde kalabilmeyi yeğlerdim. ülkemde kalmayı nefes almakla özdeşleştirebilir olmayı yeğlerdim. ülkemden kaçmayı ne pahasına olursa olsun yerine getirilmesi gereken bir görev olarak görmemeyi dilerdim. ülkemde kendim olabilmeyi dilerdim. ülkeme ait olmayı dilerdim.

çünkü, paradokstur ama, ben oraya aitim. olamıyorum, bütünleşemiyorum, o ülke beni korkutuyor. ama o ülkenin bir parçasıyım ben. kimliğimin damarından geçiyor. inkar edemiyorum. kendimi ahmet kaya dinleyip, rakı'nın ucuza bulabildiğim en yakın kuzenini içerek bir akşam geçirmek ister bulurken, kendimi sadece türklerin anlayabileceği gerizekalı politik tartışmaları yana yakıla yapmak ister bulurken, tüm şakalarım bir yerden türkiye ve türklüğe dokunurken; emin olun, orada olmak isterdim. en yakın arkadaşlarımın yakınında olmak isterdim.

mesela şöyle söyleyebilmek isterdim tüm arkadaşlarıma: ben beş yıllık bir ilişki bitirdim. ben hayatımın anlamını ifade ettiğine can-ı gönülden inandığım bir insanı kaybettim. ben yalnızım. benim canım acıyor. bana yardım edin.

diyemiyorum. çünkü onlar kilometrelerce uzakta. ve ben burada, kafası sular içinde, anlamsız şeylerin peşinde bir ouroboros çiziyorum. yapabileceğim başka hiçbir şey yok. yirmili yaşların kendinden getirdiği anlamsız gelecek umudu hariç tutunabileceğim hiçbir şey yok.

ben bunu istemedim.

istemezdim.

ama tercih şansım yoktu pek.

ya sev ya terk et dediler. terk ettim.

seçim şansı pek vermediler.

Yorumlar

M. Çetin dedi ki…
Sevgili dostum,

Seni tanımıyorum. Bir parçasını her nefes alış verişinde hissettiğin toprakları, kültürünü terk etmenin acısını ve zorluğunu anlıyorum. Hem sevip hem terk etmeye zorlanmak, baba evinde istenmemek kadar zor bir şey daha olamaz.

Ancak şunu da biliyorum ki, asla yalnız değilsin, asla yalnız kalmayacaksın. Şimdi belki öyle hissediyorsun fakat bu uzun sürmeyecek. İyi, onurlu ve akıllı insanların yanında her zaman iyi, onurlu ve akıllı insanlar olacak.

Asla pes etmeyeceğini ve eninde sonunda kendi hayatını kendi kurallarınla yaşayacağını biliyorum. Aldığın cesur kararın arkasında dimdik durabileceğini biliyorum.

Sana güveniyorum çünkü kendime de güveniyorum. Kendi kaderini çizebilme cesaretine sahip bir insana güveniyorum.

Beraber rakı içemesek de, eğer dertleşmek istersen bana e-posta atabilirsin.
paradise.lost.now@gmail.com

Yüreğini ferah tut. Her inişin bir çıkışı vardır. Kendine çok iyi bak.

Popüler Yayınlar