Everybody here is a cloud, and we each walk around with a million faces.

kendimi çok iyi hissettiğim anlar var bu dünyada, daha doğrusu kendimi dünyayı umursamıyormuş gibi hissettiğim anlar var. gülmek istiyorum devamlı, her şarkı, her film, her laf gülümsetiyor beni, kollarım havadan inmeye niyetlenmiyor çoğu zaman. bazen de kendimi berbat hissettiğim anlar oluyor. değersizliğime inanıyorum o an, en ufak şey bile alt üst ediyor beni, en ufak şey bile tüm dengemi tersine çeviriyor gerçek sebep olmadan.

şu an berbat hissediyorum kendimi.

yazamıyorum. yazarken hissettiğim nefesim yok, bunu biliyorum, bunu daha da derinlere kaybediyorum aradıkça. yazmam bekleniyor, biliyorum, yazmam gerekeceğini bildiğim gibi. geri kazanacak mıyım tüm bunları bilmiyorum. cevap gelmiyor bana.

yalnızım. yalnız olduğumu da biliyorum, yalnızlığımı sadece tek bir kişiyle paylaşabileceğimi de ama yine de yalnızım, biliyorum. unutulmuş, terk edilmiş gibi hissediyorum kendimi, sonra aslında hiçbir zaman insanlara onları yanımda istediğimi söylemediğimi hatırlıyorum. nasıl kendimi yalnızlığa hazırladığımı. ne kadar çok insan arasında yalnız olursam o kadar rahat olduğumu. yalnız olduğumu biliyorum, başka hiçbir şey olmayı, ömrümün bu anki noktasına kadar düşünmediğimi.

yazamıyorum. saçmalık tüm bunlar. yalnızım.

to hell with everybody else

yalnız ölmeye hazırım ben. yalnız olmamaya ihtiyacım yok, yazmaya da, yazamamak ve yalnız olmak acı verseler de katlanacağım şeyler, çünkü acıdan korkum da yok. ve yalnızdan başka hiçbir şey olmadım ben bugüne kadar.

they don't love me, yeah i can tell

hayat fena değil. daha fazlası olması gerekmiyor.

Yorumlar

Bir an önce dön de unutulmadığını anla :)

Popüler Yayınlar